Aon: Geleneksel Risk Modelleri Artık Yetersiz Kalıyor
Aon, “Dünya Günü” öncesinde yayınladığı 2026 İklim ve Katastrof Öngörüleri (CCI) raporunda; değişen sel ve kuraklık modellerinin küresel sigorta ve reasürans piyasalarındaki risk profillerini kökten değiştirdiğini açıkladı. Rapor, fiziksel iklim risklerinin topluluklar, politika yapıcılar ve sigortacılar üzerindeki etkilerinin giderek karmaşıklaştığını vurguluyor.
Aon verilerine göre, 2025 yılında küresel sel kaynaklı ekonomik kayıplar 42 milyar doları aşarken, 2000 yılından bu yana biriken toplam zarar 2 trilyon dolara yaklaştı. Ayrıca kuraklık, “ikincil tehlikeler” (secondary perils) arasında giderek daha önemli bir faktör haline gelerek 2025’te 13 milyar dolarlık ekonomik kayba yol açtı.
Aon 2026 İklim Riski Ve Modelleme Verileri
| Risk Kategorisi | 2025 Ekonomik Kaybı | Gelecek Projeksiyonu (2050) |
| Sel (Küresel) | 42 Milyar $ | Artan Şiddet ve Frekans |
| Kuraklık | 13 Milyar $ | Artan Su Stresi ve Enerji Talebi |
| ABD Sel Riski | 1.000 Yılda Bir Görülen 14 Olay | %12 – %19 Artış Beklentisi |
| Çin Sel Hasarı | 14 Milyar $ | En Büyük Zarar Kalemi |
Aon İklim Riski Danışmanlığı Başkanı Liz Henderson, iklim değişkenliğinin sigortacıların iş modellerini etkilediğini belirterek; sadece tarihsel deneyime dayalı geleneksel risk görüşlerinin artık yeterli olmadığını vurguladı. Raporda, ABD’deki konutların sadece %2,6’sının federal sel sigortası (NFIP) kapsamında olduğu, ancak özel sel sigortası primlerinin 2020-2024 arasında iki katından fazla arttığı not edildi.
Öne Çıkan Çözüm Önerileri:
- Doğa Tabanlı Çözümler: Sulak alanların ve kıyı ekosistemlerinin mühendislik savunmalarıyla birlikte kullanılması.
- Amfibi Konutlar: Yükselen sulara uyum sağlayan yeni nesil konut tasarımları.
- İleri Analitik: Planlama ve underwriting süreçlerine ileriye dönük iklim modellerinin entegre edilmesi.
Aon’un raporu, sigorta sektörünün artık “geçmişe bakarak geleceği fiyatlayamayacağı” bir döneme girdiğini kanıtlıyor. Selin 2 trilyon dolarlık kümülatif zararı, reasürans piyasasında kapasite yönetiminin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.



