30 Nisan 2026, 19:50:05
Dolar 45,1849
Euro 53,0440
Altın 6.714,35
BİST 14.443,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Az Bulutlu
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cum 11°C
Cts 14°C
Paz 12°C
Pts 15°C

Yüzen Mayınlar Ve İHA Tehdidi Her Yerde Olabilir

18 Nisan 2026 02:00

Denizcilik sorumluluk sigortası sağlayıcısı London P&I Club, armatörlere ve brokerlere, savaş riski teminatlarının kapsamına, fiyattan daha fazla önem vermeleri tavsiyesinde bulundu. Kulüp, iddiaların ve hasarların artık sadece geleneksel yüksek riskli bölgelerin dışındaki olaylardan kaynaklandığına dikkat çekti.

London P&I Club Kıdemli Underwriter’ı Ben McKeith, birçok gemi sahibinin uzun vadeli savaş riski planlamasını genel risk yönetimi stratejilerine yeterince dahil etmediğini gözlemledi. McKeith, Orta Doğu Körfezi’ndeki son gerilimler gibi jeopolitik kriz dönemlerinde teminat kapsamına ilginin arttığını, ancak bu değerlendirmelerin çok daha tutarlı ve sürekli yapılması gerektiğini belirtti.

McKeith, “Yakın zamana kadar armatörlerin savaş teminatının kapsamını düşünmek için iyi bir nedenleri yoktu, bu yüzden yenileme zamanına kadar bu konu bir detay olarak görülüyordu. Orta Doğu’daki son gelişmeler, teminat ihtiyaçlarını sürekli değerlendirmenin neden bu kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu,” dedi.

Savaş Riski Claims (Hasar) Analizi Ve Yeni Tehditler

Bu uyarı, İran ile yaşanan gerilimlerin artması ve son 12 ay içinde dosyalanan bir dizi savaş riski hasar talebinin ardından geldi. Bu taleplerin birçoğu, Rusya-Ukrayna çatışmasıyla bağlantılı olsa da, tanınmış yüksek riskli alanların dışındaki gemilere yapılan saldırılarla ilgili.

McKeith, özellikle Türkiye kıyıları, Akdeniz, Kuzey Libya ve Batı Afrika açıklarında gemilere yapışkan mayın (limpet mine) yerleştirilmesi ve patlaması olaylarını gördüklerini belirtti. Bu durumun, Karadeniz içindeki sefer için teminat sağlayan sigortacı ile patlamanın yaşandığı bölgedeki sigortacının farklı olması gibi karmaşık senaryolar yarattığını ve teminatlar arasında “boşluk” oluşmaması için poliçelerin birbiriyle tam uyumlu (dovetail) olması gerektiğini vurguladı.

Savaş Riski Sigortası Değerlendirme Tablosu

Risk Faktörü / BölgeTehdit TürüÖnemli Uyarı
Geleneksel BölgelerKaradeniz, Hürmüz BoğazıBilinen risk, yüksek primler.
Genişleyen Tehdit SahasıTürkiye Kıyıları, Batı AfrikaYüzen mayınlar, İHA (Drone) saldırıları.
Teminat StratejisiKapsam Odaklı PlanlamaFiyat yerine “teminat boşluğu” analizi.
Teknolojik RisklerSualtı Dalgıçları, Siber-FizikselKargo veya varış noktasından bağımsız hedef alma.

McKeith, bazı armatörlerin yüksek riskli bölgelerde ticaret yapmadıkları için sınırlı teminat seçtiklerini ancak yüzen mayınlar, dronelar ve sualtı dalgıçlarının kargo veya varış noktasından bağımsız olarak gemileri hedef alabildiğini hatırlattı. Orta Doğu’da Hürmüz Boğazı‘na erişimin kısıtlandığı jeopolitik zorluklar sürerken, gemi sahiplerinin “yıllık primin bir parçası olarak işaretlenen standart bir poliçe” yerine, teminatlarının içeriğini sorgulamaları gerektiğini belirtti.

Londra P&I Kulübü’nün uyarısı, denizcilik sigortalarında “coğrafi sınırların” artık riskleri tam olarak tanımlayamadığı bir döneme girdiğimizi gösteriyor. Özellikle Karadeniz’den sürüklenen mayınların Türkiye kıyılarında yarattığı risk, yerel armatörler için savaş riski poliçelerinin sadece “belge” değil, gerçek bir “koruma kalkanı” olması gerektiğini kanıtlıyor. Türkiye’nin lojistik merkezi konumu, bu tip “ikincil savaş hasarlarının” reasürans ve sigorta süreçlerinde daha dikkatli yönetilmesini zorunlu kılan stratejik bir öneme sahiptir.