AB Sigorta Sektöründe Özel Kredi Yatırımları Artıyor
S&P Global Ratings, Avrupa Birliği (AB) merkezli sigorta ve reasürans şirketlerinin yatırım portföylerinde özel kredi (private credit) payını istikrarlı bir şekilde artırdığını bildirdi. 23 Nisan 2026 tarihli “Sigorta Özeti” raporuna göre, sektörün özel kredi maruziyeti 2016’nın son çeyreğinde %3,9 iken, 2025’in ikinci çeyreği itibarıyla %5,8‘e yükseldi.
Bu artışın temel nedeni, sigortacıların yatırım portföylerini çeşitlendirme ve getiri oranlarını iyileştirme çabası olarak açıklandı. Özellikle hayat tasarrufları ve emeklilik branşları nedeniyle uzun vadeli yükümlülüklere sahip olan hayat sigortacıları, bu varlık sınıfına en fazla ilgi gösteren segment oldu.
AB Sigorta Sektörü Özel Kredi Maruziyeti (2024)
Avrupa Sigorta ve Mesleki Emeklilik Kurumu (EIOPA) verilerine dayanan rapora göre, 2024 yılında özel krediler AB merkezli şirketlerin yatırımlarının yaklaşık 515 milyar euro‘sunu (%5,1) oluşturdu.
S&P, özel kredilerin genellikle derecelendirilmemiş ve geleneksel sabit getirili varlıklardan daha az likit olduğunu, bu durumun normalde daha yüksek sermaye yükümlülüğü (capital charges) yarattığını belirtti. Ancak, Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi planlanan Solvency II güncellemesinin, teminatlı kredi yükümlülükleri (CLO) gibi menkul kıymetleştirilmiş varlıkların cazibesini artırabileceği vurgulandı.
Raporda, AB merkezli şirketlerin sorunlu borçlar (distressed debt) veya kaldıraçlı satın alma fonları (LBO) gibi yüksek riskli segmentlere olan maruziyetinin sınırlı olduğu not edildi. Almanya’nın yaklaşık 92 milyar euro ile borsaya kote olmayan kurumsal tahvillerde başı çektiği, bu yatırımların büyük kısmının kamu kuruluşları ve yüksek reytingli yerel şirketlere verilen “borçlanma senetleri” (promissory notes) olduğu belirtildi. Fransa’da ise bu rakam 28 milyar euro seviyesinde kaldı.
S&P Global Ratings Kredi Analisti Volker Kudszus, “AB merkezli sigortacıların likit olmayan varlıklara maruziyeti mutlak terimlerle büyük olsa da, toplam portföylere oranla ölçülü düzeydedir. Finansal güç ve dayanıklılık üzerindeki etkilerini izlemeye devam edeceğiz,” dedi.
Sigorta şirketlerinin banka gibi davranarak doğrudan şirketlere kredi vermesi (private credit), hem bankacılık dışı finansmanın büyümesini sağlıyor hem de sigortacıların düşük faiz ortamında kaybettikleri getiriyi geri kazanmalarına yardımcı oluyor. S&P’nin raporu, bu trendin “riskten kaçınarak” ama “getiri odaklı” bir şekilde büyüdüğünü gösteriyor. Türkiye piyasası açısından bakıldığında, hayat dışı branşların likidite ihtiyacı yüksek olsa da, hayat ve emeklilik şirketlerinin uzun vadeli fonlarını bu tip alternatif enstrümanlarla çeşitlendirmesi, yerel sermaye piyasalarının derinleşmesi için kritik bir model olabilir.



