Meditopia’dan Çarpıcı Çalışan Raporu
Meditopia, 2025 yılının ilk dokuz ayına ilişkin verileri içeren “Meditopia 2025 Wellbeing Raporu“nu 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü‘nde açıkladı. Türkiye genelinde 100 şirkette 150 binden fazla çalışanın dahil olduğu Meditopia Çalışan Destek Platformu tarafından hazırlanan rapor, çalışanların esenlik düzeylerine ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu.
Rapora göre, Türkiye’deki çalışanların genel esenlik seviyesi 100 puan üzerinden 54,4 puanla orta düzeyde seyrederken, stres indeksi 66, kaygı indeksi ise 63,3 puanla yüksek seviyelerde ölçüldü. Mutluluk seviyesi 54,3 puanla orta düzeyde raporlanırken, uyku kalitesi 50,6 puanla orta, egzersiz indeksi ise 37,1 puanla düşük seviyede kaldı.
İş Hayatı Duygu Durumunu Doğrudan Belirliyor
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, çalışanların duygusal durumları üzerinde iş hayatının belirleyici bir role sahip olması oldu. Katılımcıların yüzde 93’ü duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkilerinin etkilediğini ifade ederken, yüzde 75’i bu dalgalanmaların merkezinde doğrudan iş hayatının yer aldığını bildirdi. İş yükü, performans baskısı ve yönetici ilişkileri, stresin en güçlü tetikleyicileri olarak öne çıktı.
Gelecek Belirsizliği En Büyük Stres Kaynağı
Çalışanların yüzde 49’u stres ve kaygılarının en büyük sebebi olarak gelecek belirsizliğini işaret etti. Yüzde 46’sı fiziksel sağlık ve uyku problemlerini, yüzde 40’ı ise kişisel zaman eksikliğini önemli bir stres kaynağı olarak belirtti. Her on çalışandan biri, son bir ay içinde hiç mutlu veya memnun hissetmediğini aktardı.
Hareketsizlik Ve Ağrı Yaygın
Fiziksel esenlik alanındaki veriler de endişe verici düzeyde. Katılımcıların yüzde 84’ü fiziksel ağrı yaşadığını belirtirken, yüzde 50’sinden fazlası hiç egzersiz yapmadığını ifade etti. Raporda, iş-özel yaşam dengesindeki bozulmaların, düzenli hareket ve kaliteli uyku rutinlerinin önündeki en büyük engel olduğu vurgulandı.
“Çalışan İyi Oluşu Stratejik Öncelik Olmalı”

Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, iş yaşamının artık duygusal dayanıklılığın da sınandığı bir alan haline geldiğini vurguladı. Çelebi, “Kurumların çalışanlarının iyi oluşunu stratejik bir öncelik olarak ele almadıkları sürece sürdürülebilir bir başarı inşa etmeleri mümkün görünmüyor. Gerçek sürdürülebilirlik, çalışanların ruhsal dayanıklılığı, yaşam dengesi ve aidiyet duygusuyla ölçülmeli” açıklamasını yaptı.
Çelebi, “Çalışanların sağlık ve wellbeing hizmetlerine erişebiliyor olması, kurum kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Geliştirdiğimiz bütüncül çözümlerle çalışanların stres, kaygı, uyku, hareket ve mutluluk gibi temel alanlarda ihtiyaç duydukları desteğe ulaşmalarını sağlıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.



