18 Ağustos 2026, 22:48:59
Dolar 47,9205
Euro 55,5462
Altın 6.732,73
BİST 14.127,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Az Bulutlu
İstanbul
29°C
Az Bulutlu
Çar 29°C
Per 31°C
Cum 30°C
Cts 29°C

Fahrettin Ertemel: Kısa Süreli Trafik Sigortası İşletme Sermayesini Koruyor

Fahrettin Ertemel: Kısa Süreli Trafik Sigortası İşletme Sermayesini Koruyor
13 Ağustos 2026 21:52

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Taşıt Kiralama ve İlgili Hizmetler Meslek Komitesi Başkanı, İTO Meclis ve Yönetim Kurulu Üyesi Fahrettin Ertemel, Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada; yetki belgeli ikinci el araç satıcıları ve filo kiralama şirketlerine yönelik hayata geçirilen iki ay süreli kısa süreli trafik sigortası uygulamasının sektöre sağladığı stratejik finansman katkısını detaylı verilerle paylaştı. Ertemel, uygulamanın suistimale kapalı, yasal ve sigortasızlığı azaltan bir hak olduğunu vurguladı.

“Sektörün Üzerindeki 100 Milyar TL’lik Finansman Yükünün Önüne Geçildi”

Yaklaşık iki yıl önce yapılan düzenlemeyle noter devri öncesinde bir yıllık trafik sigortası yapılması zorunluluğunun otomotiv ve kiralama sektörüne büyük bir maliyet getirdiğini hatırlatan Ertemel, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) ile yürütülen istişareler sonucu 2 aylık kısa süreli poliçe ürününün devreye alındığını belirtti.

Uygulamanın reel sektöre sunduğu katkıyı rakamlarla gözler önüne seren Fahrettin Ertemel, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Sayın Meclis Başkanım ve Divan, YK Başkanım, YK Üyeleri, Genel Sekreterliğimiz, Kıymetli Basın Mensupları, Değerli Meclis Üyeleri,

Yaklaşık iki yıl önce yapılan yeni düzenleme ile bir yıllık trafik sigortasının araç devrinden önce, yani notere gidilmeden önce alıcısı adına kesilmesi zorunlu hale getirildi. İlk bakışta düzenleme tüketici açısından makul görünse de uygulamada ikinci el araç satıcıları ve filo kiralama şirketleri açısından ciddi bir mali yük ortaya çıktı. Çünkü stokta bekleyen araçlar için devir yapılana kadar trafik sigortası primi ödenmek zorunda kalındı. Yani düzenleme ilk haliyle otomotiv sektörleri için büyük bir finansman maliyetini beraberinde getirdi.

Bizler bu sorunun çözümü için SEDDK yetkilileriyle yaptığımız görüşmeler ve istişareler neticesinde, onların da anlayışlı ve çözüm odaklı yaklaşımıyla yetki belgesine sahip firmalara özel, iki ay süreli ve iki aylık prim üzerinden düzenlenen kısa süreli trafik sigortası ürününün hayata geçirilmesini sağladık.

Bu uygulamanın sektöre ne kazandırdığını rakamlarla ortaya koymak gerekiyor. Düzenlemenin ilk haliyle stokta bulunan bir araç için 30.000 TL seviyesine ulaşan yıllık trafik sigortası primi ödeniyor, bu para araç satılana kadar işletmelerin kasasından çıkıyor, kredi kartlarında veya finansman kaynaklarında bloke oluyor ve işletmelerin işletme sermayesini doğrudan etkiliyordu.

Basit bir örnek vermek istiyorum: 10 araçlık stokla çalışan bir otomobil satıcısını düşünün. Araç başına 30.000 TL trafik sigortası maliyeti olduğunu düşündüğümüzde, sadece 10 araç için 250.000-300.000 TL’lik bir tutar işletmenin kredi kartında veya finansman kaynaklarında bağlı kalacaktı. Bugün ise aynı 10 araç için yaklaşık 15.000 TL’lik kısa süreli poliçe maliyeti söz konusu.

Bu, sadece ‘sigorta primi düştü’ demek değildir. Bu, otomotiv sektörünün işletme sermayesinin korunması, kredi limitlerinin boş yere tüketilmemesi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin nakit akışının rahatlaması demektir.

Farklı bir veri daha vermek istiyorum. Bugüne kadar yaklaşık 3.500.000 adet kısa süreli trafik poliçesi üretildi. Eğer bu 3,5 milyon poliçenin her biri için geçmişte 30.000 TL civarında bir maliyet söz konusu olsaydı, toplamda rakam 105 milyar TL’ye varan bir finansmandan söz ediyor olurduk. Bugün aynı 3,5 milyon poliçenin yaklaşık 1.500 TL seviyesindeki maliyeti ise toplamda yaklaşık 5,25 milyar TL. Yani yalnızca poliçe maliyeti açısından baktığımızda dahi, sektörün üzerinde oluşabilecek yaklaşık 82-100 milyar TL seviyesindeki bir finansman yükünün önüne geçilmiş durumda.

Özetle kısa süreli trafik sigortası, yalnızca ikinci el araç satıcılarının veya filo kiralama şirketlerinin işini kolaylaştıran bir uygulama olduğu gibi bütçe itibariyle sektörde sürekliliği desteklemiştir.

Tabii bu iş, SEDDK Başkanımız Sayın Davut Menteş ve ekibinin gayreti, İçişleri ve Ticaret Bakanlıklarımızın görüş ve desteği ve aynı zamanda kıymetli Başkanımız Sayın Şekib Avdagiç’in konuya gösterdiği hassasiyet sayesinde hayata geçmiştir.”

SEDDK Verileriyle Uygulamanın Tablosu

Ertemel, SEDDK yetkilileri ile gerçekleştirdiği görüşmeden elde edilen temel verileri ise şöyle sıraladı:

  • Kısa süreli trafik sigortası yalnızca yetki belgeli firmalara tanınmış bir haktır.
  • Uygulamanın suistimale açık herhangi bir tarafı bulunmamaktadır.
  • Yaklaşık 1,5 yıldır hiçbir acenteden bu uygulamaya ilişkin şikâyet alınmamıştır.
  • Bugüne kadar yaklaşık 3,5 milyon kısa süreli trafik poliçesi üretilmiştir.
  • Söz konusu uygulamanın sahadaki sigortasızlık oranının azaltılmasına doğrudan katkı sağladığı belgelenmiştir.

“Bizler Aynı Ekosistemin İçindeyiz”

Otomotiv satıcıları ile kiralama şirketlerinin aynı zamanda sigorta acenteliği şapkası taşıdığına dikkat çeken Fahrettin Ertemel, gerçek acente sorunlarının göz ardı edildiğinin altını çizerek iki sektörün aynı finansal ekosistem içinde birbirini besleyen yapılar olduğunu vurguladı.

Fahrettin Ertemel’in İTO Meclis kürsüsünde dile getirdiği veriler, reel sektörün bürokratik ve finansal düğümlerinin doğru diyalog kanallarıyla nasıl çözülebileceğini gösteren somut bir tablo sunmaktadır. Sadece durum tespiti yapmak yerine, 3,5 milyon poliçelik devasa bir hacmi ve bu hacmin piyasaya yüklediği 100 milyar TL’lik atıl finansman maliyetini somut matematiğiyle ortaya koyması, sunulan çözümün değerini netleştirmiştir. İkinci el otomotiv ve kiralama sektörlerinin KOBİ ölçeğindeki işletme sermayesini koruyan bu hamle; sadece tüccarın nakit akışını rahatlatmakla kalmamış, piyasadaki sigortasızlık oranını düşürerek sigorta ekosisteminin geneline de sürdürülebilir bir denge kazandırmıştır. Kamusal otoritelerle kurulan yapıcı temasın ve veri temelli temsil anlayışının sahadaki reel karşılığı, Ertemel’in bu bütçe odaklı analizinde açıkça görülmektedir.