Türk P&I Sigorta’dan Yük İstifi ve Bağlanmasına İlişkin Uyarı

Türk P&I Sigorta, Eylül ayı sirkülerinde yükün istifi, bağlanması ve bu alandaki eksikliklerin doğurabileceği hasarları ele aldı. Yayınlanan sirküler, şirketin Risk Değerlendirme Uzmanı Cem Güler tarafından hazırlandı.
Tek Bir İstif Süreci Zincirleme Sonuçlar Doğurabiliyor
Yazıda, denizde yerinden oynayan bir yükün nadiren tek bir hasarla sonuçlandığı, gemide kayan bir istifin yükü hasarlandırabileceği gibi ambar taban sacına, borda sacına zarar verebileceği, gemiyi eğilimli hale getirebileceği, kiracıların kira dışı kalma süresine yol açabileceği ve nihayetinde geminin batmasıyla sonuçlanabileceği belirtildi. Yük istifinin yeterliliğinin, yüke etki eden kuvvetlerin büyüklüğüne ve gemide kurulan düzenin bu kuvvetlere karşı koyabilmesine bağlı olduğu vurgulandı.
1 Eylül’de Başlayan Denetim Kampanyası 30 Kasım’a Kadar Devam Edecek
Paris, Tokyo, Akdeniz ve Karadeniz Liman Devleti Kontrol Protokolleri kapsamında 1 Eylül – 30 Kasım 2026 tarihleri arasında “Yük Bağlama Emniyeti” kapsamında bir Yoğunlaştırılmış Denetim Kampanyası (CIC) yürütülmektedir. Paris ve Tokyo Memorandumlarının ortak soru formu 3 Ağustos 2026’da yayımlandı. Bir gemi, kampanya süresince bu Memorandumlar açısından yalnızca bir kez CIC denetimine tabi tutulacak.
Denetimlerde kritik sorular sorulacak; bunlar arasında gemide onaylı bir Yük Bağlama El Kitabı bulunup bulunmadığı, el kitabına uyulup uyulmadığı, yük planının doğrulanmış brüt ağırlığı yansıtıp yansıtmadığı, gemide Cargo Safe Access Plan (CSAP) bulunup bulunmadığı ve bağlama donanımlarının bakımının yapılıp yapılmadığı yer alıyor. 1, 6 ve 10 numaralı sorular yalnızca bilgi amaçlı tutulurken, diğer durumlarda olumsuz yanıtlar eksiklik notuna ve geminin tutulmasına yol açabiliyor.
Düzenleyici Çerçeve: SOLAS ve CSS Kod
Sirkülerde, SOLAS VI/5.6 ve VII/5 kuralları gereğince taşınan yüklerin, İdare tarafından onaylı bir Yük Bağlama El Kitabı’na uygun olarak istiflenmesi ve emniyete alınması gerektiği hatırlatılmıştır. El Kitabı’nın gemiye özgü olduğu, bayrak devleti onaylanmadan değiştirilemeyeceği ve geminin çalışma koşullarına uygun olarak hazırlanması gerektiği belirtildi. A.714(17) sayılı kararla kabul edilen CSS Kod‘un (Yüklerin İstiflenmesi ve Bağlanması Hakkında Emniyetli Uygulamalar Kodu) da emniyetli istif ve bağlamanın temel dayanağı olduğu vurgulanmıştır.
En Sık Görülen Hasar Türleri
Sirkülerde denetim kapsamındaki eksikliklerin pratikte hangi hasarlara dönüştüğü de ele alındı:
- Islaklık: Kuru yük hasarlarının en sık görülenlerinden biri olup, dışarıdan giren su ya da ambar içinde oluşan yoğuşmadan kaynaklanır.
- Kaçak: Ambar kapağı lastiklerinin aşınması, yırtılması veya panel kayması gibi kusurlardan ortaya çıkıyor; sızdırmazlığın ultrasonik test ile kontrol edilmesi öneriliyor.
- Yoğuşma: Gemi terlemesi ve yük terlemesi olarak ikiye ayrılarak inceleniyor; hangisinin yaşanacağı sefer rotasına bağlı olarak değişiyor ve havalandırma defterinin eksiksiz tutulması hukuki savunma açısından önem taşıyor.
- Kayma: Yükün yatay düzlemde hareket etmesiyle başlıyor ve yapısal hasarla birlikte çarter sözleşmesi kapsamında gecikme taleplerine yol açabiliyor.
Çelik Yüklerde Yükleme Öncesi Sörvey Şartı
Sirkülerde, Türk P&I Sigorta’nın sıcak/soğuk haddelenmiş rulo çelik, galvanizli çelik, paslanmaz çelik, teneke sac, filmaşin, çelik borular ve profiller gibi mamul çelik yüklerin taşınmasında yükleme öncesi sörveyi zorunlu kıldığı belirtildi. Çeliğin hem hasara açık olması hem de transit sırasında hasar gördüğünün iddia edilme olasılığı en yüksek yük türü olduğu için, yükün yükleme anındaki durumunun kayıt altına alınarak ileride yapılacak savunmalara zemin oluşturduğu vurgulandı.
Sirkülerde son olarak, eksiksiz ve güncel bir el kitabını, bakımlı bir bağlama teçhizatı envanterini ve usulüne uygun kayıtları sunabilen bir geminin liman devleti kontrolü, yük sörveyörü veya mahkeme karşısında güçlü bir konumda olacağı; bu koşulları sağlayamayan bir geminin ise denetlenip denetlenmediğinden bağımsız olarak büyük risk altında olduğu belirtildi.


