Yapay Zekâ Amaç Değil Araç Olmalı

İstanbul – Yapay zekâ artık teknoloji dünyasının sınırlarını aşarak sigortadan finansa, bankacılıktan medyaya kadar iş hayatının bütün alanlarını hızlı şekilde dönüştürüyor. Ancak yapay zekânın hızla yaygınlaşması beraberinde bir çok soruyu da gündeme getiriyor:
Yapay zekâ insanın yerine mi geçecek, yoksa insanın daha doğru ve daha verimli çalışmasını sağlayan güçlü bir araç mı olacak?
İFHaber’in gündeme taşıdığı Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası ve Türkiye’ye olası etkileri tartışması, bu sorunun yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda ekonomik, hukuki ve sektörel bir mesele olduğunu ortaya koyuyor.
Bu dönüşümün sigorta, finans ve medya sektörlerine yansımalarını İFHABER Dijital Medya Grubu ve DMW Diplomatlar Birliği YK Üyeleri Jülide Çilingir ve Emrah Yaşar değerlendirdi.
Emrah Yaşar: “Sigortada Yapay Zekâ Karar Veren Değil, Kararı Güçlendiren Bir Araç Olmalı”

Sigorta ve finans sektörünün yapay zekâdan en fazla yararlanan sektörlerden biri olduğunu belirten Emrah Yaşar, özellikle risk analizi, hasar süreçleri, müşteri hizmetleri, suistimal tespiti ve fiyatlama alanlarında yapay zekânın önemli avantajlar sağladığına dikkat çekti.
Yaşar’a göre asıl mesele yapay zekânın kullanılıp kullanılmaması değil, hangi sınırlar içerisinde ve hangi sorumluluk modeliyle kullanıldığı.
“Yapay zekâ sigortacının ve bankacının rakibi değil, güçlü bir yardımcısıdır. Ancak yapay zekâyı bir amaç haline getirirsek teknolojinin kendisine yatırım yapmış oluruz; iş süreçlerine değer katmasını sağlayamazsak beklediğimiz sonucu alamayız.”
Emrah Yaşar, finans ve sigorta sektörleri açısından şu noktaya dikkat çekiyor:
Finans Sektöründe “Hız” Kadar “Güven” De Önemli
“Finansal sistemlerde yapay zekânın hızından faydalanırken güveni kaybetmemek gerekiyor. Bir sistem saniyeler içerisinde milyonlarca veriyi analiz edebilir. Fakat o verinin doğruluğundan, kararın adilliğinden ve ortaya çıkan sonucun sorumluluğundan insan faktörünü tamamen çıkaramazsınız.”
Jülide Çilingir: “Medyada Yapay Zekâ Hız Getirebilir ama Gazeteciliğin Yerine Geçemez”
Jülide Çilingir ise yapay zekânın medya sektöründe özellikle haber araştırması, veri analizi, içerik üretim süreçleri, arşiv taraması ve kişiselleştirilmiş içerik alanlarında önemli bir verimlilik sağlayabileceğini belirtti.
Çilingir’e göre yapay zekânın medya sektöründeki en önemli katkısı gazetecinin yerine geçmek değil, gazetecinin zamanını daha verimli kullanmasını sağlamak.
“Gazetecinin saatlerce veri taramasını gerektiren bir işi yapay zekâ dakikalar içerisinde gerçekleştirebilir. Bu çok büyük bir avantaj. Ancak son sözü teknoloji değil, editoryal akıl söylemelidir.”
Çilingir ayrıca yapay zekâ ile üretilen içeriklerin okuyucuya karşı şeffaf biçimde yönetilmesinin önemine dikkat çekti.
“Yapay Zekâyı Düzenlemek, Yapay Zekânın Önünü Kesmek Değil”

“Düzenleme teknolojinin düşmanı değildir. Tam tersine, güven oluşturur. Okuyucu hangi içeriğin nasıl üretildiğini bildiğinde medyaya olan güven güçlenir. Yapay zekâyı kontrolsüz bırakmak ise kısa vadede hız, uzun vadede güven kaybı yaratabilir.”


