Allianz Trade Madencilik Raporunu Yayımladı
Allianz Trade, küresel ve yerel sanayinin temel yapı taşlarından biri olan metal ve madencilik sektörünün 2026 yılı görünümünü ve sektöre sunduğu finansal güvence adımlarını kamuoyuyla paylaştı. Şirket, küresel belirsizliklerin ve maliyet baskılarının arttığı bu dönemde Türk metal sektörüne sağladığı teminat desteğini son bir yılda döviz bazında %25 artırdı.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Allianz Trade Krediler Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Karagöz, “Türk metal sektörüne verdiğimiz desteği bir yılda döviz bazında %25 artırarak toplam risk garanti büyüklüğümüzü ileriye taşıdık. Küresel belirsizliklerin ve maliyet baskılarının arttığı bir dönemde; sektörün likiditesini, rekabet gücünü ve sürdürülebilir büyümesini desteklemeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Küresel Sektör Trendleri: Küresel Pazar 10,4 Trilyon Dolara Ulaşıyor
Allianz Trade’in sektör raporunda öne çıkan küresel dinamikler şu şekilde sıralandı:
Sektörel Büyüme ve Pazar Büyüklüğü: Küresel temel metaller ve metal ürünleri sektörünün brüt üretim değerinin 2026 yılında 10,4 trilyon ABD dolarına ulaşması, 2026-2028 döneminde ise yıllık ortalama %7 oranında büyümesi öngörülüyor. Sektörün FAVÖK (EBITDA) marjı ise 2025 yılı itibarıyla %15 seviyesinde dengelendi.
Kritik Mineral Talebi ve Enerji Dönüşümü: Elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve yarı iletken üretimine bağlı olarak bakır, lityum, nikel ve nadir toprak elementlerine olan talep yapısal bir büyüme gösteriyor. Net sıfır emisyon senaryolarına göre kritik mineral talebinin 2030’a kadar 3 katına, lityum talebinin ise 2040’a kadar 8 katına çıkacağı tahmin ediliyor.
Sermaye Disiplini ve Arz Riski: Sektör devleri 2021 emtia döngüsü sonrası bilançolarını güçlü tutarak sermaye disiplinini koruyor; ancak bu muhafazakâr yatırım yaklaşımının ilerleyen yıllarda talep artışıyla birlikte arz açığı riski yaratabileceği öngörülüyor.
Temel Riskler: Küreselleşmiş tedarik zincirlerinin jeopolitik risklere açıklığı, kaynak milliyetçiliği, artan ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) uyum maliyetleri ve yeni maden projelerinin üretime geçiş süresinin 10 yılı aşması sektörün önündeki ana zorluklar olarak öne çıkıyor.
Türkiye Pazarı: Ham Çelik Ve Demir Dışı Metallerde Güçlü Büyüme
Rapor, Türkiye’nin küresel ölçekteki stratejik üretim ve ticaret merkezi konumunu koruduğunu gösteriyor:
Üretim ve Katma Değer Artışı: Türkiye metal ve metal ürünleri sektörünün brüt üretim değerinin 2026 yılında %14,4 büyümeyle 208 milyar ABD dolarına, sektörel katma değerin ise 48,4 milyar ABD dolarına yükselmesi bekleniyor.
Ham Çelik Üretimi: 2024 yılında 36,9 milyon tonla dünyanın en büyük yedinci çelik üreticisi olan Türkiye’nin ham çelik üretiminin 2026’da 40,8 milyon tona, 2028’de ise 43,3 milyon tona ulaşacağı öngörülüyor.
Demir Dışı Metaller: Bakır ve alüminyum işleme kapasitesindeki artışla demir dışı metaller segmentinin brüt üretim değerinin 2026 yılında 40,9 milyar ABD dolarına ulaşarak en hızlı büyüyen alan olması bekleniyor.
Yatırım Harcamaları (CAPEX): Sektördeki yatırım harcamalarının 2026 yılında 17,8 milyar ABD dolarına çıkacağı tahmin ediliyor. Bu eğilimde iç pazardaki inşaat talebi, Avrupa‘nın tedarik zincirlerinde Türk üreticilere yönelmesi ve dünyadaki en büyük bor rezervlerine sahip Türkiye’nin madencilik yatırımları etkili oluyor.
Allianz Trade, alacak sigortası ve ticari istihbarat gücüyle metal ve madencilik sektöründeki şirketlerin ticari faaliyetlerini güvenle sürdürmelerine katkı sağlamaya devam edeceğini bildirdi.



